19 SORUDA KASTEN YARALAMA SUÇU REHBERİ
1. Kasten yaralama suçu nedir? Sadece kemik kırmak veya kan akıtmak mı yaralama sayılır?
Cevap: Hayır, kanunumuza göre yaralama suçunun oluşması için illa bir yerin kanaması veya kemik kırılması gerekmez. Bir kişinin bilerek ve isteyerek başka birinin vücuduna acı vermesi, sağlığını bozması veya algılama yeteneğini (psikolojisini) olumsuz etkilemesi "kasten yaralama" suçu sayılır. Birine tokat atmak, saçını çekmek, sertçe itip yere düşürmek veya üzerine kaynar su dökmek bu suçu oluşturur. Fiziksel bir iz kalmasa bile can yakıcı bir fiil işlemek cezalandırılmak için yeterlidir.
2. Basit yaralama (darp) ile ağır yaralama arasındaki temel fark nedir?
Cevap: Basit yaralama (halk arasındaki tabiriyle darp), mağdurda oluşan hasarın çok hafif olduğu ve "basit bir tıbbi müdahale ile iyileşebilecek" düzeyde olduğu durumlardır (örneğin yüzeysel morluklar, çizikler). Cezası 6 aydan 1 yıl 6 aya kadar hapistir. Ağır yaralamalar ise; kemik kırılması, organ kaybı, yüzde kalıcı iz bırakılması, kişinin komaya girmesi veya hamile bir kadının çocuğunu düşürmesi gibi kalıcı hasar bırakan olaylardır. Ağır yaralamalarda faile verilecek ceza katlanarak artar ve yıllarca hapis yatmayı gerektirebilir.
3. Şikayete tabi haller ile "Kamu Davası" (şikayete tabi olmayan) haller arasındaki fark nedir?
Cevap: Hukukumuzda kasten yaralama suçunda mağdurun haklarını kullanması açısından bu ayrım hayati öneme sahiptir:
Şikayete Tabi Olan Haller (Şikayet Geri Çekilirse Dava Düşer): Yalnızca mağdurun basit bir tıbbi müdahaleyle iyileşebildiği "hafif yaralama" vakaları şikayete tabidir. Olayın üzerinden 6 ay geçmeden şikayetçi olunmalıdır. Eğer dava sürecinde mağdur affeder ve "şikayetimi geri çekiyorum" derse, dosya anında kapanır ve sanık ceza almaz.
Şikayete Tabi Olmayan Kamu Davası Haller (Şikayet Çekilse Bile Dava Devam Eder): Basit müdahaleyi aşan tüm yaralamalar ve suçun "nitelikli halleri" (silah kullanmak, eşi veya çocuğu dövmek, kemik kırmak, kamu görevlisine saldırmak gibi) doğrudan devletin savcısı tarafından takip edilen Kamu Davalarıdır. Bu hallerde polis veya savcı olayı duyduğu an resen (kendiliğinden) dava açar. Mağdur sonradan mahkemede "ben eşimden/saldırgandan şikayetçi değilim, barıştık" dese bile dava DÜŞMEZ. Devlet davayı yürütmeye devam eder ve suçu işleyen kişi yine de cezasını alır. Şikayetten vazgeçme mahkeme tarafından sadece küçük bir takdiri indirim sebebi sayılabilir ama cezayı ortadan kaldırmaz.
4. Eşime, eski eşime veya çocuğuma vurmamın cezası normal birine vurmaktan farklı mıdır?
Cevap: Kesinlikle farklıdır ve çok daha ağırdır. Kanun koyucu, aile içi şiddeti önlemek amacıyla bu kişilere karşı işlenen suçları "nitelikli hal" saymıştır. Kasten yaralama suçunun eşe, boşandığı eşe, çocuklara, torunlara, anneye, babaya veya kardeşe karşı işlenmesi durumunda verilecek ceza yarı oranında (%50) artırılır. Ayrıca bu durum doğrudan kamu davasıdır; mağdur affetse bile devlet faili cezalandırır.
5. Kavga sırasında karşı tarafa bardak, kemer veya televizyon kumandası fırlatmak "silah" sayılır mı?
Cevap: Evet, sayılır. Ceza hukukunda silah demek, sadece ruhsatlı/ruhsatsız tabanca veya av bıçağı demek değildir. Olay anında birine zarar vermek amacıyla fırlatılan veya vurulan sert eşyalar Yargıtay tarafından "silah" kabul edilmektedir. Yargıtay kararlarında; cam bardak, belden çıkarılan deri kemer, televizyon kumandası, inşaat tuğlası, ağaç dalı ve kül tablası gibi eşyalarla adam yaralamak "silahla kasten yaralama" sayılmış ve faile verilen ceza yarı oranında artırılmıştır.
6. "Yüzde sabit iz kalması" ne anlama gelir, makyajla kapanan izler cezayı etkiler mi?
Cevap: Kavgada yüze atılan jilet veya kesici bir alet darbesi sonucu mağdurun yüzünde (boyun, kulak ve başın ön kısmı dahil) belirgin bir yara veya dikiş izi kalmasıdır. Bir izin "sabit" sayılması için gün ışığında 1-2 metre mesafeden ilk bakışta fark edilebilir olması gerekir. İzin makyajla kapatılabiliyor olması bu gerçeği değiştirmez. Yüzde sabit iz kalırsa, yaralama cezası 1 kat (yüzde yüz) oranında artırılır ve ceza 4 yıldan az olamaz. İz kalıp kalmadığının tespiti için olayın üzerinden en az 6 ay geçmesi beklenir.
7. Yüzüne asit veya kezzap atılan bir kişinin davasında ceza aynı mıdır?
Cevap: Hayır, çok daha ağırdır. Yüzde kalıcı iz kalması kimliği bozmayan durumlardır. Ancak kişinin yüzüne kezzap veya asit dökerek yüzünün tanınmayacak derecede değişmesine ve simasının bozulmasına sebep olmak (Yüzün sürekli değişikliği), TCK'ya göre cezayı 2 kat artıran en ağır hallerden biridir. Cezası 6 yıldan az olamaz.
8. Kavga sırasında birinin burnunun veya elmacık kemiğinin kırılmasının cezası nedir?
Cevap: Yaralama eylemi sonucunda vücutta herhangi bir kemik kırılır veya çıkık oluşursa, bu durum ağırlaştırıcı sebeptir. Ceza yarısına kadar arttırılır. Adli tıp kurumundan kırığın şiddetini gösteren bir rapor alınır. Kırıklar 1 ile 6 derece arasında sınıflandırılır (hafiften ağıra doğru). Hakim, tayin ettiği temel hapis cezasını kırığın bu derecesine orantılı olarak yarı oranına kadar artırır. Lineer bir burun kırığı ile parçalı bir çene kırığının artırım oranları farklı olacaktır.
9. Hamile bir kadının darp edilmesi durumunda kanun nasıl bir koruma sağlar?
Cevap: Kanun hem anneyi hem de karnındaki bebeği korur. Saldırgan, kadının hamile olduğunu bilerek kadını yaralarsa; eylem sonucunda kadın erken doğum yapmak zorunda kalırsa ceza 1 kat artırılır. Ceza 4 yıldan az olamaz. Ancak atılan dayak o kadar şiddetlidir ki kadın çocuğunu düşürür ve bebek anne karnında ölürse, faile verilecek hapis cezası 2 kat artırılır. Ceza 6 yıldan az olamaz.
10. Kavgada sadece bir tokat attım, kişi dengesini kaybedip kafasını kaldırıma çarparak öldü. Katil mi sayılıyorum?
Cevap: Kasten adam öldürme (cinayet) suçundan yargılanmazsınız çünkü eyleminizde öldürme kastı (amacı) yoktur. Ancak kişi sizin yaralama eyleminiz sonucunda öldüğü için, TCK 87/4 maddesi uyarınca "Kasten Yaralama Neticesinde Ölüm" suçundan yargılanırsınız. Bu durum yine de çok ciddi bir suçtur ve Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanarak eylemin durumuna göre 10 ila 14 yıl arasında ağır hapis cezalarıyla karşılaşabilirsiniz.
11. Kendimi korumak için bana saldıran kişiyi yaralarsam ceza alır mıyım (Meşru Müdafaa)?
Cevap: Hayır, eğer eyleminiz meşru müdafaa (haklı savunma) sınırları içerisindeyse mahkemeden beraat edersiniz. Meşru müdafaanın en önemli şartı "orantılılık"tır. Üzerinize bıçakla koşan ve hayati tehlike yaratan birini elinizdeki sopayla vurup bayıltırsanız bu haklı savunmadır. Ancak size sadece küfür edip itekleyen birisine cebinizden silah çıkarıp ateş ederseniz bu orantısız güçtür, meşru müdafaa sayılmaz ve "sınırın aşılması" gerekçesiyle ceza alırsınız.
12. Bana ağır küfürler eden birine sinirlenip yumruk atarsam ceza indirimi alır mıyım (Haksız Tahrik)?
Cevap: Evet, haksız tahrik indirimi alabilirsiniz. Eğer karşı tarafın ağır hakareti, haksız ve onur kırıcı bir davranışı sonucunda kapıldığınız hiddet veya üzüntüyle (sinir kriziyle) bu suçu işlediyseniz eyleminiz tamamen cezasız kalmaz, yine suçluluk doğurur. Ancak mahkeme, uğradığınız haksız tahrikin ağırlığına göre cezanızdan dörtte bir (1/4) ile dörtte üç (3/4) oranında ciddi bir indirim yapar. Tahriki karşı tarafın başlattığını tanık veya kamera ile ispatlamak çok önemlidir.
13. Kasten yaralama suçlarında "uzlaşma" mümkün müdür?
Cevap: Her durumda değil. Devletin atadığı tarafsız bir uzlaştırmacı gözetiminde tarafların anlaşıp davayı kapatması (uzlaşma) sadece temel yaralama (TCK 86/1) ve basit hafif yaralamalarda (TCK 86/2) mümkündür. Eğer yaralamada silah kullanılmışsa, kemik kırılmışsa, aile bireylerine veya kamu görevlisine karşı yapılmışsa bu durumlarda kanunen uzlaşma teklif dahi edilemez, dava mahkemede görülmek zorundadır.
14. Aldığım hapis cezası paraya (adli para cezasına) çevrilebilir mi?
Cevap: Kasten işlenen suçlarda hapis cezasının adli para cezasına çevrilebilmesi için mahkemenin verdiği cezanın süresinin 1 yıl veya daha az olması şarttır. Örneğin basit yaralamadan aldığınız 5 aylık hapis cezası para cezasına çevrilebilir. Ancak eşinize karşı veya silahla işlediğiniz bir yaralamadan dolayı 1 yıl 6 ay gibi bir ceza aldıysanız, 1 yılı aştığı için bu ceza kesinlikle paraya çevrilemez.
15. Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kasten yaralama suçlarında uygulanır mı?
Cevap: Evet uygulanabilir. Eğer mahkemenin verdiği hapis cezası 2 yıl veya daha altındaysa ve sanığın daha önceden işlediği kasıtlı bir suçu (sabıkası) yoksa mahkeme HAGB kararı verebilir. HAGB durumunda ceza hemen uygulanmaz, sanık 5 yıllık bir denetim süresine girer. Bu 5 yıl içinde yeni bir kasıtlı suç işlemezse hakkındaki dava hiç açılmamış gibi tamamen düşürülür ve sicili temiz kalır.
16. Hiçbir şey yapmayarak, mesela doktorun hastaya bilerek müdahale etmemesi ile yaralama suçu işlenebilir mi?
Cevap: Kesinlikle işlenebilir. Buna hukukta "İhmali davranışla kasten yaralama" (TCK 88) denir. Kanunen korumak ve gözetmekle yükümlü olduğunuz bir kişiyi kaderine terk ederseniz bu suçu işlemiş olursunuz. Bebeklerini bilerek aç ve susuz bırakan ebeveynler, boğulan kişiyi bilerek kurtarmayan cankurtaran veya nöbetindeyken acil hastaya bilerek müdahale etmeyen doktor doğrudan aktif şiddet uygulamasa bile eylemsizlikleriyle yaralama suçu işlemiş olurlar. Fakat kanun bu durumda cezada üçte ikisine kadar indirim uygulanmasına izin verir.
17. Kasten yaralama olaylarında polis beni doğrudan gözaltına alıp cezaevine (tutuklu) gönderebilir mi?
Cevap: Suçun ağırlığına bağlıdır. Basit bir tokatlaşma veya hafif darp olaylarında, ceza üst sınırı düşük olduğu için genellikle tarafların karakolda ifadesi alınır ve serbest bırakılırlar. Ancak suçu silahla, sopayla, kemerle işlediyseniz veya karşı tarafın ağır şekilde yaralanmasına (kemik kırığı, kanama, organ hasarı) sebep olduysanız ya da eşinize şiddet uyguladıysanız, savcılığın talebi ve Sulh Ceza Hakimliği'nin kararıyla kaçma ve delil karartma şüphesi de dikkate alınarak tutuklanarak cezaevine gönderilme ihtimaliniz çok yüksektir.
18. Olayın üzerinden yıllar geçse de kasten yaralama davası açılabilir mi (Dava Zaman aşımı)?
Cevap: Şikayete tabi basit haller (hafif darp) olayından itibaren 6 ay içinde şikayet edilmezse bir daha dava açılamaz. Ancak şikayete tabi olmayan kamu davalarında (kemik kırığı, silahla yaralama vb.) devletin soruşturma yapması için geniş zaman aşımı süreleri vardır. Suçun ceza üst sınırına bağlı olarak olay tarihinin üzerinden 8 yıl, bazı ağır vakalarda ve ölümle sonuçlanan yaralamalarda 15 yıl geçmemişse savcılık dosyayı her zaman açıp sizi yargılayabilir.
19. Bir doktora, polise veya öğretmene saldırmanın cezası yoldaki normal bir vatandaşa saldırmaktan daha mı ağırdır?
Cevap: Evet, devletin kamu düzenini korumak için aldığı bir önlem olarak çok daha ağırdır. TCK 86/3-c maddesine göre, "kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle" işlenen yaralamalar doğrudan nitelikli haldir. Bir doktora yazdığı reçeteyi beğenmeyip, bir öğretmene çocuğa zayıf not verdi diye veya bir polise ceza kesti diye şiddet uygularsanız hakkınızda doğrudan kamu davası açılır ve alacağınız normal yaralama cezası yarı oranında (%50) artırılır. Benzer şekilde, bir memur da yetkisini kötüye kullanarak vatandaşı döverse aynı oranda ağırlaştırılmış ceza alır.
YASAL UYARI:
Pragma Hukuk & Danışmanlık sitesinde yer alan yazılar, makaleler ve bilgiler yalnızca genel bilgilendirme amacı taşımaktadır ve hukuki tavsiye veya mütalaa niteliğinde değildir. Mevzuatın değişmesi nedeniyle bilgiler güncelliğini yitirmiş olabilir. Bu nedenle, sitede yer alan bilgilere dayanarak hareket etmeden önce mutlaka güncel mevzuat teyit edilmeli ve profesyonel bir avukattan hukuki yardım alınmalıdır. Site içeriğindeki olası hatalardan veya eksikliklerden dolayı sorumluluk kabul edilmemektedir.
Diğer makalelerimize ulaşmak için;
https://www.pragmahukuk.com/haber.php?id=153&SGK-EMEKLILIK-IPTALI
https://www.pragmahukuk.com/haber.php?id=151&DEPORT-SINIR-DISI-KARARI
https://www.pragmahukuk.com/haber.php?id=150&SOSYAL-MEDYA-SUCLARI
https://www.pragmahukuk.com/haber.php?id=149&KETMI-VERESE-MIRASCININ-GIZLENMESI
https://www.pragmahukuk.com/haber.php?id=147&CEKISMELI-BOSANMA
https://www.pragmahukuk.com/haber.php?id=146&IHALEYE-FESAT-KARISTIRMA-VE-ZIMMET-SUCU
https://www.pragmahukuk.com/haber.php?id=145&KIRACININ-TAHLIYESI
https://www.pragmahukuk.com/haber.php?id=144&HPV-ASISI-VE-UCRET-IADESI
https://www.pragmahukuk.com/haber.php?id=143&TRAFIK-KAZALARI-VE-CEZALARI
https://www.pragmahukuk.com/haber.php?id=142&SEHIT-YAKINLARININ-VE-GAZILERIN-HAKLARI
https://www.pragmahukuk.com/haber.php?id=141&OTV-MUAFIYETI
https://www.pragmahukuk.com/haber.php?id=140&ISE-IADE-DAVASI
https://www.pragmahukuk.com/haber.php?id=139&UYUSTURUCU-MADDE-SUCLARI
https://www.pragmahukuk.com/haber.php?id=138&DIYABET-SENSORU-VE-INSULIN-POMPASI-BEDELLERININ-TAHSILI
https://www.pragmahukuk.com/haber.php?id=137&ORTAKLIGIN-GIDERILMESI-IZALE-I-SUYU
https://www.pragmahukuk.com/haber.php?id=135&IBAN-KIRALAMA
https://www.pragmahukuk.com/haber.php?id=134&KIDEM-TAZMINATI
https://www.pragmahukuk.com/haber.php?id=133&ANLASMALI-BOSANMA
https://www.pragmahukuk.com/haber.php?id=132&ARAC-DEGER-KAYBI-TAZMINATI

